grup hepsi röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
grup hepsi röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2008 Salı

Grup Hepsi Reha Muhtar Röportaj'ı

Hepsi de hayatta bir şeye kafayı takmıyor

Cemre, Yasemin, Eren, Gülçin... Bu kızlar 2.5 ay önce çıkan albümleri 50 bin satışa ulaşan dört çıtır kız... Yaşları 19'la 21 arası... Bu kızlar, bir enteresan... Yaşama hiç ağır takılmıyorlar... Dünyaya, sorunsuz bakmaya çalışıyorlar... Daha bu yaşta "Fazla sterese girme... Erken yaşlanma..." psikozundalar....

Cemre, Yasemin, Eren, Gülçin... Bu kızlar 2.5 ay önce çıkan albümleri 50 bin satışa ulaşan 4 çıtır kız...Yaşları 19'la 21 arası... Aslında daha da küçük gösteriyorlar... Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi'ndeki konserlerinde tam 40 bin kişi varmış... Öyle diyorlar... Bu kızlar bir enteresan... Yaşama hiç ağır takılmıyorlar... 3 yaşından, 13 yaşından hayranlarının sevgi selinde, hayatı içim içim bir su gibi içiyorlar... Yasemin arabalara meraklı... Bir an önce mutlaka bir spor araba sahibi olmak istiyor... Eren aralarındaki tek aşık kız... Erkek arkadaşı, hep evlerinde olduğundan, onu şimdiden aileden saymaya başlamış... Diğerleri, konserlerden daha aşık olmaya fırsat bulamamışlar... Tabii bunda hayran kitlelerinin de önemli bir rolü var... Ne de olsa hayran kitlelerinin yüzde 50'si 3-13 yaş arası... Ancak müthiş popülerler... İnternette albümleri 95 bin kez indirilmiş...
MUHTAR: Ne kadar oldu bir araya gelişiniz?
CEMRE: Arkadaş olarak 10-12 sene, 7-8 yaşlarından beri beraberiz.
MUHTAR: Peki 7-8 yaşından beri böyle bir grup mu oluşturmayı planlıyorsunuz?
CEMRE: Hayır, beş sene önce başladık ama uzun zamandır hayal ediyorduk.
MUHTAR: Kimin aklına geldi bu?
KIZLAR: Hepimizin.

HEPSİ'NDE HER ŞEY VAR!
EREN: Ortaokuldayken müzik gruplarına inanılmaz bir hayranlığımız vardı, özellikle de erkek müzik grupları çok modaydı o zamanlar. Backstreet Boys gibi... Buradan çıktı 'bir grup kuralım' fikri.
GÜLÇİN: Tabii biz hayranlık duyduğumuz o grupların seviyesinde daha değiliz ama inşallah olur. Hayranlıkla başlayan bir hevesti.
MUHTAR: Yani siz şimdi hayranlık duydunuz ondan dolayı da biz bir grup kuralım dediniz, sonra?
GÜLÇİN: Aslında ilk başta vokalleri paylaşıyorduk, çok sesli şarkılar oldukları için grup olarak bu vokalleri bölüşerek söylüyorduk. Bu da bize bir grup kuralım fikri verdi. Aldık başımızı gittik. Söylerken grup olduk. İsmimiz de yoktu, çok uzun süre isimsizdik biz.
MUHTAR: "Hepsi" ismini nereden buldunuz?
YASEMİN: Mete Özgencil buldu. Hepsi şu anlamda: Hepsi konservatuvarda okuyor, hepsi dansçı, hepsi şarkı söylüyor, hepsi dost. Her şey var hepsinde, o yüzden 'Hepsi'.
MUHTAR: Siz her şeyi kapsadığınız için...
CEMRE: Şöyle düşünün. Dans ediyorlar mı? Evet hepsi ediyor. Şarkı söylüyorlar mı? Evet hepsi söylüyor. Ee müzik var mı? Evet hepsi var.
MUHTAR: Müzik yaparken nasıl bir felsefeniz " var? Ben sözlerinize falan baktım çok değişik sözleriniz...
EREN: R&B bizim müziğimizin ismi.
MUHTAR: Ne bi?
EREN: Ar an bi, ar an bi.
MUHTAR: Ne demek? Hayır R&B'yi insanlar bilmez değil mi?
EREN: Doğu var, pop da var, farklı enstrümanlar var. Türk enstrümanları, karışmış bir müziğimiz var.
CEMRE: Türkiye'de yaşıyoruz, Türkiye'de pop dinleniyor. İnsanların Doğu ezgilerinden alınmış bazı şeyler hoşuna gidiyor. Biz müziğimizin arasına darbukalar koyduk Türkiye'ye de yakın olsun diye.
MUHTAR: Peki kaç kişi izliyor siz konser verdiğiniz zaman?
CEMRE: İlk konserimiz Trabzon Teknik Üniversitesi'nde oldu. İlk başta 30 bin kişi vardı, konser sırasında 40 bin kişi olmuştu, inanamamıştık bu kadarına.
MUHTAR: 40 bin kişi mi?
CEMRE: Evet, 40 bin kişi, biz inanamadık. 'Kaç kişi var?' diye sorduk. '40 bin kişi kadar var' dediler.
MUHTAR: Sonraki konserleriniz?
YASEMİN: Sonra Kilyos Solar Beach'te verdik. Orada o kadar çok kişi yoktu.
CEMRE: Hava soğuktu Kilyos'ta. Açık hava diye öyle oldu. Çok serindi fakat yine de kalabalıktı.
EREN: Şimdi ayın 23'ünde Didim'de daha sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde konserimiz var.

'LARÇ' BİR HAYATIMIZ VAR!..
MUHTAR: Peki hayat felsefeniz ne? Nasıl bakıyorsunuz hayata?
EREN: Ben bunu birkaç sene önce kendime şey yaptım ama ne kadar doğru bilmiyorum. Bir şeyleri çok fazla kafaya takmamayı, hani böyle daha 'larç' hayat... Yani her şey zaten bir şekilde oluruna varıyor. Bir de her şey artık hayırlısı olsun falan...
MUHTAR: Stres yapma diyorsun yani?
EREN: Stres yapmayacağım evet, bunun ileride bana faydası olacağını düşünüyorum.
MUHTAR: Genç ve dinç kalacağım diyorsun...
EREN: Genç ve dinç kalacağım ama bazen "Bu nasıl bir laçkalık sendeki" denebiliyor.
MUHTAR: Nasıl laçkalık, ailen mi diyor bunu?
EREN: Hayır ailem değil, arkadaşlarım diyor.
YASEMİN: Ben de aynı şekilde yani beni üzmeye çalışan biri varsa hiç onu takmayacağım. 'Bırak kendi üzülsün kendi kazdığı kuyuya kendi düşsün' mantığında gidiyorum.
MUHTAR: Beni üzmesine izin vermeyeceğim dediğin, bir erkekten mi bahsediyorsun?
YASEMİN: Herhangi biri olabilir; dışarıdan, okuldan biri de olabilir bu, arkadaşım da olur... Herhangi biri, illa erkek arkadaşım olması gerekmiyor.
MUHTAR: Hayır yani 'Beni üzmesine izin vermeyeceğim' deyince dedim herhalde...
YASEMİN: Hayır yani çünkü çıkabiliyor öyle o tarz insanlar konservatuvarda genellikle. O yüzden o tarz ilişkilere pek yaklaşmamaya çalışıyorum yani insanları açıkçası tanımak daha mantıklı geliyor. Eskiden tanımadan direkt samimi olurdum arkadaş olurdum ben, bu benim canımı çok acıttı.
MUHTAR: Peki yani nasıl bir felsefe? Örneğin; hayattaki hangi felsefenizi kendi hayranlarınıza vermeyi düşünürsünüz?
YASEMİN: Hiç kimseye benzemeye çalışmasınlar mesela kendileri olsunlar.

HER ŞEYİ AKIŞA BIRAKMAK LAZIM
EREN: Hiçbir zaman bir şeylere ulaşmak için pes etmemeleri gerekiyor. Çünkü biz bu işe, işte atıyorum 14-15 yaşında başladık o zaman çocukluk hevesi hemen olsun istiyorduk her şeyi. Ama bizi gerçekten böyle 4 sene sakin sakin şan derslerimiz, dans derslerimiz oldu münazara çalışmalarımız oldu yani herkesin kendini geliştirmek için.
MUHTAR: Niye takmıyorsun hayatı?
EREN: Bundan birkaç sene önce oturduğum sitede Süha Abi diye biri var, 55 yaşlarında. Simsiyah saçları var yani bir tane beyazı yok adamın başında, her zaman gülüyor. Pozitif enerji var üstünde, yani genç gibi yani otuz yaşlarında falan gibi sürekli işi güzel, hayatı güzel, her şeyi çok güzel gidiyor. Sonra öğrendim; hiçbir zaman stres yapmıyor ki, tavırları da öyle. Hiçbir şeyi takmıyor. Sonra işlemiş kafama.
MUHTAR: Yani sen yaşlanmak istemiyorsun, hep genç kalmak istiyorsun ondan...
EREN: Sanırım o yaşlılık enerjisini şu an kabul etmiyorum ama ileride edeceğim kesin ama şimdi düşünmek istemiyorum; saçlarım geç beyazlasın böyle genç takılayım, gençlerle olayım ileride falan diye.
GÜLÇİN: Her şeyi akışına bırakmak lazım, pozitif düşünmek ve herkesi olduğu gibi kabul etmek lazım çünkü yani insanın istediği gibi olmuyor her şey, bunları kendi içinde kabullenip halletmek gerekiyor ki, kendini üzmemek lazım sonuç olarak.

REHA MUHTAR

2 Şubat 2008 Cumartesi

Hepsi Heygirl'de!



Röportaj: Hazan Aköz Fotoğraflar: Zeynel Abidin Ağgül

Heygirl dergisi şubat sayısında, Hepsi kızlarını ve "Hepsi 1" dizisindeki rol arkadaşlarını buluşturdu.

Dizideki sevgilileriyle 14 Şubat Sevgililer Günü pozu veren Hepsi kızları, aşka dair sırlarını anlattılar.

Hepsi bir arada artı aşkları da
Hepsi kızları ve "Hepsi 1" dizisinin yakışıklıları, 14 Şubat’ta kutlanacak Sevgiler Günü’ne özel olarak Hey Girl dergisine konuştular. İşte Hepsi üyelerinin ve dizideki yakışıklı sevgililerinin aşka dair sırları...

En kısa ilişkim 3 ay

Gülçin

1- İlkokuldaydım, kime aşık olduğumu hatırlamıyorum ama. Ben çok utangaç biriyim, o yüzden bunu hiç belli etmiyordum.

2- Kime söylediğimi söyleyemem, ama çok rahat söylemiştim çünkü hislerim çok gerçekti. Gerçek olduğunda zorlanmıyor insan bunu söylerken.

3- Benim ki biraz maceralı anlatamam herhalde. Sıradan değildi, onu söyleyebilirim.

4- Çok aşık olup yerlerde sürünmek. Aslında deli gibi aşık olmayı çok istiyorum, ama karşılıklı olması koşuluyla.

5- En fazla 2,5 yıl, en kısa 3 ay sürdü.

6- Olgun ve dürüst olması... Çünkü hepsi çocuk bence.

7- Bu gün benim için hiçbir zaman özel olmadı ve yine hiçbir planım yok. Nedense, o gün geldiğinde ben hep tek başıma kalıyorum. Bir de hediye alma konusunda çok kötüyüm.

Oğuzhan Yıldız

1- İlk büyük aşkımı 2004 yılında yaşadım. Hatta oyuncu o da. 7 aylık bir ilişki yaşadık.

2- Ona dedim, ama biraz farklı söyledim: "Seni sapık gibi seviyorum" dedim.

3- Çok enteresandı. Beraber film izliyorduk. O beni öptü. Ben çok çekingen biriydim o zamanlar. 6 ay boyunca, hiç dokunmadım bile ona.

4- Tutarsızlık. Bir gün çok iyi davranan birinin, öbür gün ilişkiyi pat diye bitirmesi.

5- En uzun 8, en kısası 4 ay.

6- Bağlılık ve dürüstlük.

7- Çok önemsediğim bir gün değil aslında ama kızlar önemsiyor ve benim de önemsemem gerekiyor gibi hissediyorum.

http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=4878015Hiç öpüşmedim

Cemre

1- İlk kez aşık olduğumda lisedeydim. Acayip heyecanlanıyordum onu gördüğümde. Bana değişik bir şekilde "günaydın" dediğinde, "Kesin benden hoşlanıyor" diye düşünüyordum.

2- Bunu çok zor söylerim ve söyleyebilmem için çok zaman geçmesi gerekir. Evde salonda da olabilir, sokakta yürürken olabilir, ne zaman gerçekten hissediyorsam o zaman söylerim.

3- Hiç öpüşmedim. Çok merak ediyorum.

4- Aşkın bitmesi ve sevgilimin benden sıkılması, en büyük korkum sanırım.

5- Hiç ilişki yaşamadım nasıl bir şey olduğunu çok merak ediyorum.

6- Ne olursa olsun, açık konuşsun. Her şeyi söylesin.

7- İnanılmaz ticari buluyorum ve böyle bir gün olduğuna inanmıyorum. Anneler, Babalar günü daha anlamlı.

Cem Avnayim

1- Yuvadan beri aşık oluyorum, 6 yaşındaydım. Biraz fazla aşık oluyorum ben. İlk aşık olduğum kız çok güzel bir kızdı. Ben aşkı yemek yemek gibi bir ihtiyaç olarak gördüğüm için, bana çok doğal gelmişti her şey.

2- Bu tarz şeyler söylemem ben. Sevgimi gösteririm.

3- Çok zevkli ve çok keyifli bir şeydi, 14 yaşındaydım. Bağdat Caddesi’nin tam ortasında öpüşmüştük.

4- Aşkla ilgili korkum yok. Benim aldatılmak gibi bir korkum da yok çünkü eğer aldatılıyorsan, bu senin yüzündendir.

5- En uzun 11 ay sürdü. En kısa ilişkim 20 dakika sürmüştür.

6- Güven.

7- İlk Sevgililer Günümde kavga ettik. Çünkü işim uzadı ve ben buluşmaya geç gittim. O yüzden Sevgililer Günü hakkında pek iyi şeyler düşünmem.

Yalansız ilişki isterim

Eren

1- Bir tane sevgilim oldu benim bugüne kadar, o da dört sene sürdü. Bir arkadaş grubumuz vardı, o da o gruptaydı. 1,5 sene boyunca arkadaştık, ama sonra oyunlarla sevgili olduk.

2- Bir tek ona söyledim.

3- Heyecanlanmıştım, çok güzeldi. Bir de çok beğendiğim bir çocuktu ve tesadüfen o gün karşılaşmıştım o çocukla. Bu olaydan iki sene önce onu bir yerde görmüştüm ben ve inanamamıştım, ne kadar güzel çocuk diye.

4- Gerçekten çok seviyorsam ve o beni yalandan sevmişse, bunu öğrenmek beni çok korkutur çünkü ben gerçekten çok safça seviyorum.

5- Arkadaşlık süremizle birlikte 5,5 sene sürdü. Hálá da her gün konuşuruz başka da bir şey olmadı zaten.

6- Eğer beni seviyorsa gerçekten, hiç kimseden çekinmeden bana olan sevgisini göstersin isterim.

7- Güzel bir olay. Biz birbirimize küçük hediyeler alırdık, ama hiçbir zaman özel olarak bunu seremoni haline getirmedik.

Erman Burmalı

1- 19 yaşımdaydım. Daha öncekileri aşk zannediyormuşum, ama değilmiş. Çok güzeldi, sert bir kayaydı, çarpıldım. Hiç umursamadığım ve hiç aşık olabileceğimi düşünmediğim bir anda karşıma çıktı ve aşkın böyle bir şey olduğunu o gün anladım.

2- Çocukluğumda çok söylemişimdir, ama ilk söylediğimi hatırladığım kişi, yine aynı kişi. İlk anda nasıl söylediğimi hatırlamıyorum, sadece söyledikten sonra sürekli söylediğimi hatırlıyorum.

3- 11-12 yaşlarındaydım. Bana çok güzel gelmişti.

4- Herkes gibi aldatılmaktan ve "Seni çok seviyorum" deyip de arkadan bıçaklayanlardan korkarım. Göz göre göre aldatsın, ama gözümün içine bakıp bana aşkını ilan ediyorsa ve iki gün sonra gidiyorsa, bundan çok korkarım.

5- En uzunu 3 buçuk sene sürdü. En kısası da 3 gün.

6- Beni anlayan birisi olsun. Anlaşılabilmek çok önemli çünkü bazen ne yaparsan yap, anlaşılamıyorsun.

7- Sevgilim varsa yaparım, neden olmasın? O gün mutlaka, bir şeyler yapılır. Ama benim için çok önemli bir gün diyemem.

SORULAR

1- İlk aşkınızı anlatır mısınız?

2- İlk kez kime "Seni Seviyorum" dediniz?

3- İlk öpüşmenizde ne hissetiniz?

4- Aşkla ilgili en büyük korkunuz nedir?

5- En uzun ve en kısa ilişkiniz ne kadar sürdü?

6- Sevgilinizden beklediğin en önemli şey nedir?

7- Sevgililer Günü hakkında neler düşünüyorsun?

İlk 17 yaşında öpüştüm

Yasemin

1- İlkokuldaydım, ben dörde gidiyordum, o da beşe gidiyordu. Tolga’ydı adı. O da farkındaydı durumunun, çok tarz bir çocuktu. Giydiği kazağın kolları çok uzun olurdu ve uçları yırtık pırtık olurdu.

2- Herhalde 15 yaşındaydım, kime dediğimi hatırlıyorum, ama söylemeyeceğim. Onu görünce böyle kalbim deliler gibi atardı çok iyi hatırlıyorum.

3- 17 yaşındaydım. Yanımda Gülçin vardı. Çocuk benden iki yaş büyüktü. Bir şey hissetmemiştim aslında, "Ne bu ya?" olmuştum.

4- Aşk zaten korkutucu bir şey!

5- En kısa ilişki diye bir şey yok aslında çünkü o ilişki değil. Yazlıktaydık, biri vardı. Sonra benim arkadaşımın arkadaşı olduğunu öğrendik. Arkadaşlarım beni biraz etkiledi ve dene bu çocukla dediler. Bir hafta dayanabildim. En uzun ilişkim de iki sene sürdü.

6- Karşımdaki işime saygı duysun. Anlayış çok önemli. İşime saygı duymuyorsa benim hayatımda olamayacak demektir. Telefon açamadığımda, "Neredeydin sen?" diye bir ses duymak istemiyorum telefonda. İşime saygı ve anlayış o kadar:)

7- Sevgililer Günü hakkında bir şey düşünmüyorum çünkü sevgilim yok.

Yusuf Akgün

1- 17 yaşındaydım aşık oldum. Hálá beraberiz.

2- Ona... Lisede tanıştık, önce arkadaştık, sonra bir baktık sevgili olmuşuz.

3- Yorum yok...

4- Aşksız kalmaktan korkarım.

5- En uzun 6 sene, en kısa 6 sene.

6- Huzur.

7- Uzun zamandır beraberiz biz. Çiçekli balonlu kutlamalardan tutun da pırlantalı hediyelere kadar vardırdık olayı. Ama artık Sevgililer Günü bana daha çok ticari bir kavram olarak geliyor. İnsan sevgilisine sevgisini sunmak için tek bir günü beklememeli bence.

Heygirl dergisinin şubat sayısında okurlarına iki hediyesi var: Notlar için bonbon mandallar ve defterlere "High School Musical" çıkartmaları..


Diğer Hey Girl Haberleri İçin Tıklayınız...

Kızların Vazgeçemedikleri

KIZLARIN VAZGEÇEMEDİKLERİ

CEMRE:Cemre antibakterial sabunundan,hepsi kızlarından ve anneannesinden vazgeçemiyor.

EREN:Eren bir doğa tutkunu .Boş vakitlerinde fotoğraf çekiyor ve evde tek başına DVD izlemeye bayılıyor.

YASEMİN:Annesine çok düşkün olan Yasemin,arabalara çok meraklı,karanlıktan korkuyor ve nazar boncuğu takıyor.

GÜLÇİN:Gülçin bir iş delisi.Aşka vakit bulamıyor.Hayatta strastan yoga yaparak kurtuluyor ve çok duygusal.

Hepsi'nin Çocukluğu

CEMRE:Cemre küçükken kendisi ile çok barışık bir kızdı.kendini çok seviyordu ve özgüveni hep tamdı.Müzik hayatına atılabilmek için ailesinden büyük bir destek gördü.Özellikle annesi onun en büyük destekçisiydi.

EREN:Eren'in en sevdiği yeri dudaklarıymış küçükken.Halada dudaklarını çok seviyor.Eren,küçükken biraz sakin ve uslu bir kızmış.Çok da çalışkanmış.Eren kendini " İNEK ÖĞRENCİ " olarak tabir etmekten gurur duyuyor.

GÜLÇİN:Gülçin,bebeken çok tombulmuş ama sonra biraz büyüyünce acayip sıska bir çocuğa dönüşmüş.Sürekli evrim geçirdiği için her iki durumada alışık bir hale gelmiş.Ama bu sıralar gayet formda.

YASEMİN: Yaseminin dediğine göre "her insanın bir takım kusurları vardır " ama o bu kusurları görmek yerine,en sevdiği yönlerini düşünmeyi tercih ediyor.Çocukluğundan beri de böyle yapıyor.Örneğin Yasemin burnuna ve karnına bayılıyormuş.

23 Ocak 2008 Çarşamba

Go Girl Dergisi Röportaj'ı - Tek Kelime



Geçen gün bir Olmaz Oğlanın klibini birde Aşk Sakızının klibini izledik ve cazibe kat sayınızın epeyce arttığını küçük kız tatlılığından seksi kadınlığa geçtiğinizi farkettik...
Siz kendinizde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
Y :aslında bu her zaman aşk sakızındaki gibi olacağımız anlamına gelmiyor,o yalnızca bir denemeydi herşey deneme yanılma olayı değil midir zaten?
G: olmaz oğlan 2005 yılında çıktı şimdi 2007 deyiz 2 yıllık bir olgunlaşma süresi söz konusu.Eklemem gereken en önemli bilgide
bu klibin yönetmeninden konseptine kadar farklı bir çalışma olduğu
yani bizim değişim amacına yaptığımız bir biçim-kılıf değiştirme değil öyle olmadığını siz de göreceksiniz yalnızca farklı bi konsepti zaten hepsi dinleyicisi hepsi yi olduğu gibi seviyorr
E: Zaman içinde yenilikler yapmak gerekiyor bizde böyle bir yeniliği denedik
C: herşey değişiyor bizde arada farklı konseptler denemeye devam edeceğiz

KENDİNİZDE EKSİK GÖRDÜĞÜNÜZ YANLARINIZ VARMI?

Y: sanırım çok saf olmam herkesi çok iyi sanıyor ve çabuk inanıyorum
ama bu yönümü değiştirmeye çalışıyorum
G: öz elleştiride çok kalpsizim kendi kendime söylemediğim zamanlarda bunu kimse bilemez tabii
üzülürüm ama bilirim ki ah keşke şöle yapsaydım dediğim durumlar benim bir dahaki sefere daha iyi olmamı sağlıyor yani ironik bir üzüntüdür (devamı var ama yazamıcamm)
E: fazla iyi niyetli olmam hemde çokkkk
C: sabırsızlığım

GELECEK İÇİN MESLEKİ PLANLARINIZ NELER?
Y: ya açıkcası hiç düşünmedim,ama televizyon ve sanatla uğraşacağım kesin.
G: doğrusu her masrafımı kendi karşılayabilmek isterim gelecekte yapabilir miyiz acaba:?
E: hepsi olarak bir dans okulu açmayı hayal ediyoruz
C: geleceğimizi şu an yaptığımız işlerle belirledik zaten ileride de müziğin içinde olacağım kesin

aşağıdaki sözcüklerin size ne andırdığını söler misiniz?
youtube
Y: Herşey var..
G: internet demek neredeyse
E: video
C: HEPSİ FANLARI

mp3
Y: korsan
G: MP3 PLAYER
E: korsan
C: korsan

myspace
Y: arkadaşlarım
G: IRVİNG
E: kişi hakkında
C: kişisel reklam

FUTBOL
Y: futbol topu
G: kaçmalıyım
E: STADYUM VE KONSERR
C: erkekler

ROCK
Y: ŞEBNEM FERAH
G: ELEKTRO GİTAR
E: isyan
C: sert

EVLİLİK
Y: risk
G: değişim
E: aile
C: çocuk

ÖRÜMCEK
Y: spiderman
G: ELDE ETMEK
E: temizlik
C: ağ

20 Ocak 2008 Pazar

Uludağdan Fotoğraflar

Grup üyelerine sormuşlar...


Yasemin'in

Favori Albümün?


Eren: Şebnem Ferah
Cemre: Şebnem Ferah
Gülçin: Şebnem Ferah
Yasemin: 3'te 3!
Diş Fırçası ne renk?

Eren: Beyaz
Cemre: Mavi
Gülçin: Mor
Yasemin: Evet Mor!

En çok görmek istediği ülke?

Eren: Amerika
Cemre: Miami
Gülçin: Viyana- Avusturya
Yasemin: Hawai tabi ki!

En sevdiği yemek?

Eren: Patlıcan
Cemre: Yumurta
Gülçin: Balık Çorbası
Yasemin: Balıklı her şeyi

Hayranı olduğu ünlü?

Eren: Erkek mi?
Gülçin: Kadın mı?
Yasemin: Yok ki!


Gülçin
Söyleyin bakalım Gülçin'in
Olmazsa Olmazı?


Cemre: Ruju
Yasemin: lipstick'leri
Eren: Lipstick'leri
Gülçin: Bingo

En sevdiği dizi?

Cemre: Yok ki! İzlemez O televizyon.
Gülçin: Hayır hayır bir tane var.
Yasemin: Avrupa Yakası
Gülçin: Evet Avrupa Yakası

En sevmediği ders?

Cemre: İnkılap
Yasemin: İnkılap
Eren: İnkılap
Gülçin: Biz genel olarak sevmeyiz inkılabı

En sevmediği yemek?
Cemre: Enginar diyesim geliyor.
Yasemin: Bamya
Eren: Patlıcan
Gülçin: Evet Patlıcan


Cemre
Söyleyiin bakalım Cemre'nin
Favori Dizisi?

Eren: The O.C
Yasemin: Friends
Gülçin: Sex and The City
Cemre: Comedy Max'tekilerin hepsi

Olmazsa Olmaz Kıyafeti?

Eren: Küpeleri vardır.
Yasemin: Şapkaları vardır.
Gülçin: Kurtarıcısı çıtçıtlı saçlarıdır.
Cemre:Hepsi Hepsi Hepsi

Peki favori albümü hangisi?
Eren: Mariah Carey'nin son albümü
Yasemin: Mariah Carey
Gülçin: Mariah Carey
Cemre: Bunu bilirler çünkü sürekli dinliyorum...

Fobisi nedir?
Herkes: Por-ta-kal
Cemre: Portakaldan nefret ediyorum, alerjim de var zaten

Grup Hepsi Dergi Haberi


Resmi daha iyi görüntülemek için lütfen üzerine tıklayınız...

Grup Hepsi 24 saat 1 star


Grup Hepsi Power Türk konuğu; 24 saat 1 star

Videoyu izlemek için lütfen resme veya yukarıdaki linke tıklayınız.

18 Ocak 2008 Cuma

11 Ocak 2008 Cuma

Hepsi 1 Dizisi ile ilgili ropörtaj

GÜLÇİN ERGÜL’E SORMUŞLAR:

siz nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
benim rolüm sakar utangaç biri.sosyofobisi olan bir insanım.çok zıt şeyler yapabiliyorum.ama onun içinde bir asosyal yanım var.sosyofobik insanlardan korkmak gibi bir yanım da var.biraz şıpsevdi biriyim.
Diziyle birlikte risk aldığınızı düşünüyormusunuz?
ben hayranlarıma çok güveniyorum.dizi yaparak aldığımız risk daha farklı bir risk;biz dizi yaparak kulvarımızın dışına çıkmış oluyoruz.yüzlerimizin çok görünmesi ve harcanması açısından dolayı bir risk.ama dizinin tutmama riskini düşünmek bile istemiyorum.olumlu düşünmek gerek.
Oyunculukta iddialı mısınız?
kesinlikle iddialı değilim.beni bu konuda iteklediler.oyunculuk dersleri alıyoruz.güzel bir şeyler hazırlıyoruz ve çok çalışıyoruz.

CEMRE KEMER'E SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
kendi karakterimin renklendirilmiş hali.evin titiz ve sinirli kızını canlandırıyorum.
risk aldığınızı düşündünüz mü?
tabii ki bir risk olduğunu düşündük ama bizi olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum.dizi başlamadan önce oyunculuk dersleri aldık ve çok ciddi çalıştık.oyuncu koçumuzun sözünden dışarı çıkmadık.benim de çok beğendiğim diziler yayından kalktı.ancak bu dizi sektöründe dizinin tutup tutmaması işin iyiliği,kötülüğü ya da oyuncularıyla belli olmuyor.
takip ettiğiniz bir dizi var mı?
var,sıla…Cansu DERE hayranıyım.
müzik mi yoksa oyunculuk mu zor?
müzik bizim asıl işimiz.oyunculukla müziği aynı yere koyamam.müzik benim yaşam tarzım.oyunculuk şu anda ciddi anlamda deneyeceğim ve karşılığını alacağım şey.her zman bizim için müzik daha zor.oyunculukda hiç kolay değilmiş.
olumsuz tepki alırsanız tekrar oyunculuğu düşünürmüsünüz?
çok olumsuz tepkiler alırsam demekki yapamıyormuşum derim.dizi tutmazsa hayal kırıklığı yaşarım üzülürüm.bu işe hepsi grubunun ismini koyduk ve iyi bir şey yapmaya çalışacağız.
şarkıcılıktan oyunculuğa geçmeniz bir dez avantajmı?
öyle birşey yok.biz büyük harfle müzisyeniz,küçük harfle oyuncuyuz.
hayatta en çok neyi yapmak istersiniz?
çok büyük bir ev almak istiyorum.çünkü ben bütün ailemle yaşamak istiyorum.bir de kendi dans okulumu açmak.
hayranlarınızdan nasıl tepkiler geldi?
inanılmaz iyi tepkiler aldık.ne zaman dizinin yayınlanacağını soruyorlar.

YASEMİN YÜRÜK’E SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
kızlar biraz kokoş ben değilim.kendi karakterimi canlandırıyorum.daha çok otomobilllerle ilgileniyorum.arabaları çok seviyorum.biraz alıngan duygusal biriyim.
risk aldığınızı düşünüyormusunuz?
her şey risk.tabiiki dizi risk taşıyabilir ama bir işi iyi yapıyorsanız sonucu da iyi olur.
oyunculuk teklifi daha önce geldimi?
evet daha önce çok dizi teklifi geldi ama biz hiçnirini kabul etmedik.çünkü biz eğitimini almadığımız birşeyi yapmayız diye her zaman söylemişizdir.biz de bunun eğitimini aldık ve bu teklifi kabul ettik.yedi ay ders aldık ve hala eğitimimiz devam ediyor.
oyunculukla ilgili endişeleriniz varmı?
tabii ki endişelerim var ama yapabildiğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.oyuncu koçumuzda bize bu anlamda iyi olduğumuzu söyledi.

EREN BAKICI’YA SORMUŞLAR:
nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
dizide kendi ismimizi kullanıyoruz.çünkü insanlar tvde izledikleri kahramanların ismini gerçek sanmalarından dolayı böyle bir şeye karar verildi.kendimi anlatıyorum.benim senaryolaştırılmış hayatım.tamamen gerçek hayatımız değil,esinlenmiş dersek daha doğru olur.kendimi oynuyorum ama biraz abartılmış hali.
hepsi grubunun çıkış hikayesi bu mu?
hepsi grubunun çıkışı değil ama bizim gelişimimiz.dans ve müzk hayatına girişimiz anlatılacak.ama bu gerçek hayatımızla birebir değil.normal hayatımda ben çok iyimser ve çok doğacıyım.yeşili severim sağlıklı beslenirim.arkadaşlarımıda sağlıklı beslensin diye uyarırım.dizide de aynen bu karakterdeyim.
dizinin ekranda tutunabileceğine inanıyormusunuz?
gerçekten bu soruyu kendime çok soruyorum.çok iyi diziler bile bir anda tepetaklak olabiliyor.iyi bir kadroya sahip diziler neden erken bitiyor?bu reytingleri kim belirliyor?nerede bu reyting makineleri diye kendi kendime soruyorum.gerçekten bu konuda hiçbir fikrim yok.inşallah tutar.çok güzel bir hayran kitlemiz var.
diziniz tutmazsa popülaritenizin etkileneceğini düşündünüz mü?
çok büyük bişey kaybedeciğimizi düşünmüyorum.çünkü orada çok zor bir işin altına girdiğimizi düşünüyorum.sonuçta biz oyuncu değiliz.biz bu diziye başlamadan önce oyunculuk eğitimi aldık.oyuncu koçumuz ayçe abana bize ders verdi.çok zor bir karakteri oynamıyoruz.sonuçta biz kendimizi canlandırıyoruz.kendimi canlandırmak için set ortamı ve kamerayı öğreniyoruz.tabii ki ilk bölümlerde insanlardan tepki gelecektir ve bu eleştiriler bizi olumlu etkileyecektir.çünkü ileriki bölümlerde daha iyi olmamızı sağlayacaktır.dizi olmazsa da artık yapacak birşey yok.
en sevdiğiniz oyuncular kimler?
zuhal olcay,sumru yavrucuk..ikisinide çok seviyorum.
hayatta en çok ne yapmak istiyorsunuz?
ben şu anda en çok yapmak istediğim şeyi yapıyorum

Grup Hepsi Cosmopolitan Dergisi Röportaj'ı

Hepsi kızları ayrı tellerden çalıyor!

'Hepsi' grubunun daha 20'li yaşlarında olan güzelleri bu ayki Cosmopolitan dergisine dert yandı. Gülçin: Eminim ki aldatıldım! Cemre: Ben artık büyüdüm! Yasemin: Sevgilimi ilk gördüğümde ondan nefret etmiştim! Eren: Bazen yalnız kalmak gerekiyor!.

Eren

* Çok yoğun bir hayat yaşıyoruz. Tek başıma kalmayı çok seviyorum ve hiç sıkılmıyorum. Çocukluğumdan beri bu hep böyle...

* Yalnızken müzik dinlerim; çocukken de aynıydım. O dönemde kasetlerim, CD'lerim yoktu. Evde babamın caz ve klasik müzik kasetlerini dinlendirdim. Anneme film kiralatıp onları izlediğim de olurdu. Hiç sıkılmazdım, şimdi de bunları yapıyorum. Evde yalnız kaldığım zaman film izliyorum ya da tek başıma sinemaya gidiyorum. Aslında çok sessiz sakin biri değilim.

* İnsan kendini yalnız bırakmaya zaman ayırmalı. İnsanlar bazı zamanlarda yalnız kalabilmeli, kendini dinleyebilmeli. Çünkü o zamanlarda beyin ve beden depolanıyor.

* Ailemle yaşıyorum, kendi evim de var. Okulumun uzak olması ve çok erken saatlerde okulda olmam gerektiği için bir arkadaşımla eve çıktım. Uyumayı çok sevdiğim için arkadaşımla kalmayı tercih ettim.

* Karamsar biri değilim. Aksine bana Pollyanna bile derler. "Çok iyi niyetlisin. Her şeye gülme" derler... Çok dışa dönük bir insanım rol yapmaktan nefret ederim. Kolumdaki dövmede 'be yourself' (kendin ol) yazılı. Herkesin okuyabileceği şekilde yazdırdım; karşımdaki konuşurken bu yazıyı görsün ve 'kendi gibi olmayı' hatırlasın diye...


Gülçin

* Aldatılmaktan tabii ki korkuyorum. Ama aynı zamanda buna çok da hazırlıklıyım. Herkes herkesi her an aldatabilir. Paranoya derecesinde şüpheci davranmamak gerekiyor. Realist de olmak lazım...

* İnsan bir ilişkide aradığını bulamıyorsa, alışkanlığa dönüştüyse ya da başka birine aşık olduysa aldatabilir. Ama bu sırada eşinden de vazgeçmek istemiyorsa çok eşliliği de seçebilir. Biri yeni aşkı, diğeri de eşi... Erkeklerin kandırılması çok kolay. Erkeklerin zayıf noktalarını hepimiz biliyoruz. Bazı kaçamaklar onlar için aldatma bile sayılmıyor. Kadınlar ise duygusallık arıyor.

* Aldatıldığıma eminim! Tek eşliliğe inanmıyorum. Ama ben tek eşliliği tercih ediyorum. Hiç kimsenin doğasında tek eşlilik yok. Bir insanın hayatı boyunca farklı sevgilileri oluyorsa ya da tanıştığı ilk kişi ile evlenmiyorsa zaten bu tek eşli olmadığını ve başkasını sevebildiğini gösterir. Sadece penguenler tek eşlidir.
* Benim için en önemli şey erkek arkadaşımın dürüst olması. Aldatırsa 'affedebilir miyim' bilmiyorum. Saygı duyarım, belki kabul edebileceğim bir şey olabilir ama önemli olan söylemesi. Söylemiyorsa çok farklı davranırım.

Cemre

* Hiç kimse bana olgun bir kadın gibi davranmıyor. Bana her an her şeyi yapabilecek bir deli gibi davranıyorlar. Halbuki bu kadar deli değilim.

* Çekimlerde "Biraz daha seksi olmaya çalış" dedikleri zaman olgun bir kadın olmuşum diyebilirim. Şu anda bana "Biraz daha seksi bakmalısın" deniliyorsa anlıyorum ki, daha olgun bir kadın olamamışım. Ama genel anlamda büyüdüm, büyüyorum.
* Kadın olduğumu hissettiğim zaman işime devam ediyor olacağım. Farklı bir konsepte bürünüp yine 'Hepsi' olarak devam edeceğiz. Mutlaka çocuğum olmasını da istiyorum. Kadın olduğumda iyi bir ailem de olacak. Hep bunun hayalini kuruyorum.

* Annemin kucağına 40 yaşıma geldiğimde de oturmak isterim. Kaç yaşında olursam olayım her zaman annemden bu ilgiyi bekleyeceğim. Mutlaka sevdiğim insanlar benimle ilgilenmeli.

* Duygusal olarak çok kuvvetli görünürüm ama içimin parçalandığı zamanlar olur. Dışarıya hiç öyle görünmem.


Yasemin

* Son olarak 16 ay önce aşık oldum. İlk görüşte aşk diye bir şey olmadı. Hatta ondan nefret etmiştim. Yumurtayı hiç sevmediğim halde yumurta ile ilgili bir espri yapmıştı bana... Onu tanıdıkça dış görünüşün değil, iç güzelliğin önemli olduğunu anladım. Eskiden bir erkeğin çok yakışıklı olması benim için önemliydi. Şimdi sadece insan olsun yeter. Tecrübelerimden çok şey öğrendim.

* Zor bir işim var ve o da bana ayak uydurması gerektiğini kabul ediyor. Bu bile benim için önemli. Destek olunca her şey daha kolay oluyor. Seni her türlü kabul eden ve her zaman yanında olan bir adamla berabersen gerçek aşkı yaşıyorsun demektir.

* İlk aylarda ayaklarım yerden kesildi. Sonra 'dur ne yapıyorsun bir işin var senin' dedim... 1-2 ay sonra her şey düzene girdi. Her gün görüşüyoruz ama buluşmadan önce hâlâ benim karnım ağrıyor.

* Bir erkeğin ses tonu beni etkileyebilir. Çoğu erkek temizliğine ve bakımına özen göstermiyor. Ellerine, yüzüne ve dişlerine dikkat etmeyen bir erkekle asla beraber olamam. İyi bir aile yaşamının olmasını isterim. Ne sürekli gece kulüplerine gidip eğlensin ne de asosyal olsun. İkisinin dengesini kurması çok önemli. Onun yanında kendimi güvende hissetmem için düzenli bir hayatının olması lazım.

* O beni aldatırsa ya da ben onu aldatırsam ilişkimiz biter. Ama ikimizin de böyle bir olayla karşılaşacağımızı sanmıyorum. O güveni bana verdi. Yaptığı her şeyden haberim oluyor.