Grup Hepsi Bir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Grup Hepsi Bir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2008 Cumartesi

Hepsi Heygirl'de!



Röportaj: Hazan Aköz Fotoğraflar: Zeynel Abidin Ağgül

Heygirl dergisi şubat sayısında, Hepsi kızlarını ve "Hepsi 1" dizisindeki rol arkadaşlarını buluşturdu.

Dizideki sevgilileriyle 14 Şubat Sevgililer Günü pozu veren Hepsi kızları, aşka dair sırlarını anlattılar.

Hepsi bir arada artı aşkları da
Hepsi kızları ve "Hepsi 1" dizisinin yakışıklıları, 14 Şubat’ta kutlanacak Sevgiler Günü’ne özel olarak Hey Girl dergisine konuştular. İşte Hepsi üyelerinin ve dizideki yakışıklı sevgililerinin aşka dair sırları...

En kısa ilişkim 3 ay

Gülçin

1- İlkokuldaydım, kime aşık olduğumu hatırlamıyorum ama. Ben çok utangaç biriyim, o yüzden bunu hiç belli etmiyordum.

2- Kime söylediğimi söyleyemem, ama çok rahat söylemiştim çünkü hislerim çok gerçekti. Gerçek olduğunda zorlanmıyor insan bunu söylerken.

3- Benim ki biraz maceralı anlatamam herhalde. Sıradan değildi, onu söyleyebilirim.

4- Çok aşık olup yerlerde sürünmek. Aslında deli gibi aşık olmayı çok istiyorum, ama karşılıklı olması koşuluyla.

5- En fazla 2,5 yıl, en kısa 3 ay sürdü.

6- Olgun ve dürüst olması... Çünkü hepsi çocuk bence.

7- Bu gün benim için hiçbir zaman özel olmadı ve yine hiçbir planım yok. Nedense, o gün geldiğinde ben hep tek başıma kalıyorum. Bir de hediye alma konusunda çok kötüyüm.

Oğuzhan Yıldız

1- İlk büyük aşkımı 2004 yılında yaşadım. Hatta oyuncu o da. 7 aylık bir ilişki yaşadık.

2- Ona dedim, ama biraz farklı söyledim: "Seni sapık gibi seviyorum" dedim.

3- Çok enteresandı. Beraber film izliyorduk. O beni öptü. Ben çok çekingen biriydim o zamanlar. 6 ay boyunca, hiç dokunmadım bile ona.

4- Tutarsızlık. Bir gün çok iyi davranan birinin, öbür gün ilişkiyi pat diye bitirmesi.

5- En uzun 8, en kısası 4 ay.

6- Bağlılık ve dürüstlük.

7- Çok önemsediğim bir gün değil aslında ama kızlar önemsiyor ve benim de önemsemem gerekiyor gibi hissediyorum.

http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=4878015Hiç öpüşmedim

Cemre

1- İlk kez aşık olduğumda lisedeydim. Acayip heyecanlanıyordum onu gördüğümde. Bana değişik bir şekilde "günaydın" dediğinde, "Kesin benden hoşlanıyor" diye düşünüyordum.

2- Bunu çok zor söylerim ve söyleyebilmem için çok zaman geçmesi gerekir. Evde salonda da olabilir, sokakta yürürken olabilir, ne zaman gerçekten hissediyorsam o zaman söylerim.

3- Hiç öpüşmedim. Çok merak ediyorum.

4- Aşkın bitmesi ve sevgilimin benden sıkılması, en büyük korkum sanırım.

5- Hiç ilişki yaşamadım nasıl bir şey olduğunu çok merak ediyorum.

6- Ne olursa olsun, açık konuşsun. Her şeyi söylesin.

7- İnanılmaz ticari buluyorum ve böyle bir gün olduğuna inanmıyorum. Anneler, Babalar günü daha anlamlı.

Cem Avnayim

1- Yuvadan beri aşık oluyorum, 6 yaşındaydım. Biraz fazla aşık oluyorum ben. İlk aşık olduğum kız çok güzel bir kızdı. Ben aşkı yemek yemek gibi bir ihtiyaç olarak gördüğüm için, bana çok doğal gelmişti her şey.

2- Bu tarz şeyler söylemem ben. Sevgimi gösteririm.

3- Çok zevkli ve çok keyifli bir şeydi, 14 yaşındaydım. Bağdat Caddesi’nin tam ortasında öpüşmüştük.

4- Aşkla ilgili korkum yok. Benim aldatılmak gibi bir korkum da yok çünkü eğer aldatılıyorsan, bu senin yüzündendir.

5- En uzun 11 ay sürdü. En kısa ilişkim 20 dakika sürmüştür.

6- Güven.

7- İlk Sevgililer Günümde kavga ettik. Çünkü işim uzadı ve ben buluşmaya geç gittim. O yüzden Sevgililer Günü hakkında pek iyi şeyler düşünmem.

Yalansız ilişki isterim

Eren

1- Bir tane sevgilim oldu benim bugüne kadar, o da dört sene sürdü. Bir arkadaş grubumuz vardı, o da o gruptaydı. 1,5 sene boyunca arkadaştık, ama sonra oyunlarla sevgili olduk.

2- Bir tek ona söyledim.

3- Heyecanlanmıştım, çok güzeldi. Bir de çok beğendiğim bir çocuktu ve tesadüfen o gün karşılaşmıştım o çocukla. Bu olaydan iki sene önce onu bir yerde görmüştüm ben ve inanamamıştım, ne kadar güzel çocuk diye.

4- Gerçekten çok seviyorsam ve o beni yalandan sevmişse, bunu öğrenmek beni çok korkutur çünkü ben gerçekten çok safça seviyorum.

5- Arkadaşlık süremizle birlikte 5,5 sene sürdü. Hálá da her gün konuşuruz başka da bir şey olmadı zaten.

6- Eğer beni seviyorsa gerçekten, hiç kimseden çekinmeden bana olan sevgisini göstersin isterim.

7- Güzel bir olay. Biz birbirimize küçük hediyeler alırdık, ama hiçbir zaman özel olarak bunu seremoni haline getirmedik.

Erman Burmalı

1- 19 yaşımdaydım. Daha öncekileri aşk zannediyormuşum, ama değilmiş. Çok güzeldi, sert bir kayaydı, çarpıldım. Hiç umursamadığım ve hiç aşık olabileceğimi düşünmediğim bir anda karşıma çıktı ve aşkın böyle bir şey olduğunu o gün anladım.

2- Çocukluğumda çok söylemişimdir, ama ilk söylediğimi hatırladığım kişi, yine aynı kişi. İlk anda nasıl söylediğimi hatırlamıyorum, sadece söyledikten sonra sürekli söylediğimi hatırlıyorum.

3- 11-12 yaşlarındaydım. Bana çok güzel gelmişti.

4- Herkes gibi aldatılmaktan ve "Seni çok seviyorum" deyip de arkadan bıçaklayanlardan korkarım. Göz göre göre aldatsın, ama gözümün içine bakıp bana aşkını ilan ediyorsa ve iki gün sonra gidiyorsa, bundan çok korkarım.

5- En uzunu 3 buçuk sene sürdü. En kısası da 3 gün.

6- Beni anlayan birisi olsun. Anlaşılabilmek çok önemli çünkü bazen ne yaparsan yap, anlaşılamıyorsun.

7- Sevgilim varsa yaparım, neden olmasın? O gün mutlaka, bir şeyler yapılır. Ama benim için çok önemli bir gün diyemem.

SORULAR

1- İlk aşkınızı anlatır mısınız?

2- İlk kez kime "Seni Seviyorum" dediniz?

3- İlk öpüşmenizde ne hissetiniz?

4- Aşkla ilgili en büyük korkunuz nedir?

5- En uzun ve en kısa ilişkiniz ne kadar sürdü?

6- Sevgilinizden beklediğin en önemli şey nedir?

7- Sevgililer Günü hakkında neler düşünüyorsun?

İlk 17 yaşında öpüştüm

Yasemin

1- İlkokuldaydım, ben dörde gidiyordum, o da beşe gidiyordu. Tolga’ydı adı. O da farkındaydı durumunun, çok tarz bir çocuktu. Giydiği kazağın kolları çok uzun olurdu ve uçları yırtık pırtık olurdu.

2- Herhalde 15 yaşındaydım, kime dediğimi hatırlıyorum, ama söylemeyeceğim. Onu görünce böyle kalbim deliler gibi atardı çok iyi hatırlıyorum.

3- 17 yaşındaydım. Yanımda Gülçin vardı. Çocuk benden iki yaş büyüktü. Bir şey hissetmemiştim aslında, "Ne bu ya?" olmuştum.

4- Aşk zaten korkutucu bir şey!

5- En kısa ilişki diye bir şey yok aslında çünkü o ilişki değil. Yazlıktaydık, biri vardı. Sonra benim arkadaşımın arkadaşı olduğunu öğrendik. Arkadaşlarım beni biraz etkiledi ve dene bu çocukla dediler. Bir hafta dayanabildim. En uzun ilişkim de iki sene sürdü.

6- Karşımdaki işime saygı duysun. Anlayış çok önemli. İşime saygı duymuyorsa benim hayatımda olamayacak demektir. Telefon açamadığımda, "Neredeydin sen?" diye bir ses duymak istemiyorum telefonda. İşime saygı ve anlayış o kadar:)

7- Sevgililer Günü hakkında bir şey düşünmüyorum çünkü sevgilim yok.

Yusuf Akgün

1- 17 yaşındaydım aşık oldum. Hálá beraberiz.

2- Ona... Lisede tanıştık, önce arkadaştık, sonra bir baktık sevgili olmuşuz.

3- Yorum yok...

4- Aşksız kalmaktan korkarım.

5- En uzun 6 sene, en kısa 6 sene.

6- Huzur.

7- Uzun zamandır beraberiz biz. Çiçekli balonlu kutlamalardan tutun da pırlantalı hediyelere kadar vardırdık olayı. Ama artık Sevgililer Günü bana daha çok ticari bir kavram olarak geliyor. İnsan sevgilisine sevgisini sunmak için tek bir günü beklememeli bence.

Heygirl dergisinin şubat sayısında okurlarına iki hediyesi var: Notlar için bonbon mandallar ve defterlere "High School Musical" çıkartmaları..


Diğer Hey Girl Haberleri İçin Tıklayınız...

5 Eylül 2007 Çarşamba

Hepsi Bir 34.Bölüm Özet (Atv 13.Bölüm)

Kızlar ve Mert, Barış’ın hediyesini kabul etmek istemese de, Barış ısrar eder. Kızlar bir yandan bu büyük şoku atlatmaya çalışırken, diğer yandan neler olup bittiğini anlamak için Top Müzik’e giderler ve gördükleri manzara karşısında şok olurlar! Bu arada, Yasemin grip olur. Final sınavları gelmiş, kapıya dayanmıştır. Böyle önemli bir haftada, hastalıkla boğuşmak istemeyen kızlar önlem almaya çalışsalar da, çok geç kalmışlardır! Bora’nın kızlarla fazla yakınlaşmasından tedirgin olan çocuklar, kızlardan uzak tutmak için Bora’ya bir sevgili bulmaları gerektiğine karar verirler. Mert’ten gitar dersi almak isteyen iki kızı kurban olarak seçen çocuklar, Bora’yla kızlardan birinin arasını yapmak üzere kolları sıvarlar ama, işler hiç de planladıkları gibi gitmez! Cemre, Gülçin ve Yasemin’in hastalanması, Eren ve Bora’yı harekete geçirir. Kızların sınavı kaçırmamaları için çeşitli yöntemler deneyen ikili, Erol Hoca ve Bayan Berbatov’un kararlılığı karşısında, zor durumlara düşerler! Bora’nın eski ev arkadaşından bahsedildiği zaman sergilediği garip tavırları ve bir anda ortalıktan kaybolması herkesin dikkatini çeker. Bu arada, Cemre, Eren ve Gülçin, disiplin kurulunda ifade verir ve özür dilerler: Okuldan uzaklaştırma alırlarsa, bursları ellerinden alınacaktır!.. Kızlar, bir yandan final sınavlarıyla, diğer yandan hastalıkla boğuşurken, kapıya dayanan polislerin sözleriyle şok olurlar: Bora’nın eski ev arkadaşı, ölü bulunmuştur!

3 Eylül 2007 Pazartesi

Hepsi Bir 30.Bölüm Özeti ( Atv 9.Bölüm)

Müzik kariyerleri ve dersler arasında sıkışıp kalan kızların ilişkileri de sallantıdadır. Morali bozulan kızlar, karmasarlığa kapılır. Cemre ve Yasemin’in Bale Tarihi sınavından kötü not almaları krizi tırmandırır. Not ortalaması düşen Yasemin, bursunu kaybetmek üzeredir. Berbatov, Erol Hoca’yla konuşur. Durumun kritik olduğunu fark eden Erol Hoca, Füsun’a herşeyi anlatır ve bir kez daha yardımını ister. Bu arada, çocuklar da aralarında tartışmaya başlarlar. Mert, sergide Gülçin’i yalnız bıraktığı için Eren’i suçlar. Canı sıkılan Barış, Mert’i tersler. Mert, Barış’ın duygu sömürüsünden sıkılmıştır. Kendisinin de yıllardır zor koşullarda yaşadığını, hatta bir de Zeynep’e bakmak zorunda olduğunu söyler. Ortam gerilir. Emre araya girer. Bu kez, Korkut olaya müdahale eder. Emre’yi suçlar. Emre çeker gider, Barış da onun yanında yer alır. Mert’le tartışan Gülçin, sergide olanları Füsun’a anlatır. Füsun, Gülçin’e yanlış yaptığını söyler. Bu arada, Zeynep, okulunda ciddi bir problem yaşamaktadır. Yeni gelen öğretmeni, velileri görüşmeye çağırmış ve Zeynep’in velisinin yirmidört yaşında olduğunu öğrenince, Zeynep’in velayet konusunu deşmeye başlamıştır. Zeynep, durumu Füsun’a anlatır. Füsun, öğretmeniyle konuşmaya gider… Alev’e sinirlenen Berna, Cemre’ye giderek, kapılarına dergiyi Alev’in koyduğunu söyler. Cemre, Alev’i bulur ve ağır konuşur! Kızlar gece sınava çalışırken, Cemre’nin aklı Emre’de kalmıştır. Sevgi’nin arkadaşlarıyla tanışmak için dışarı çıkan Emre ise sarhoş olur. Kendini kaybeden Emre, geceyi Sevgi’nin evinde noktalar! Gecenin ilerleyen saatlerinde Emre’yi arayan Cemre, telefonu Sevgi’nin açmasıyla şok olur!..

Hepsi Bir 29.Bölüm Özeti (Atv. 8.Bölüm)

Dergideki haberi gören Cemre, şok olmuştur ama yine de hemen pes etmeyecek aşkı için savaşacaktır! Buna rağmen, okula gittiklerinde, Emre’yi karşısında görünce dayanamaz, çok ağır konuşur. Emre, gerçeği anlatmaya çalışsa da Cemre dinlemez.
Yasemin, Korkut’u çocuklardan ve özellikle Emre’den uzak durması için uyarır. Korkut, Emre’nin bir suçu olmadığını anlatmaya çalışır ama Yasemin dinlemez. Barış ile Eren arasında ise ayrılık rüzgarları esmektedir.

Hepsi Bir 28. Bölüm Özeti (Atv.7.Bölüm)

Kızlar televizyon programının ardından, gazetelerde bir haber çıkıp çıkmadığını merak etmektedir. Ama kendi haberleri yerine, magazin dergilerinden birinde, Emre ve Sevgi hakkında çıkan habere rastlarlar. Olaylar yüzünden gergin olan Cemre’nin daha fazla üzülmemesi için, haberi Cemre’den saklamaya karar verirler. Bu arada Korkut, reklamdan aldığı parayla, Yasemin için araba kiralamıştır. Yasemin, Korkut’un yaptığı sürprize inanılmaz sevinir. Birlikte dolaşmaya çıkarlar. Cemre’yi çok özleyen Emre, eve Cemre’yle konuşmaya gelir. Her şey yolunda gibi gözükürken Cemre, Emre’yi zorlamaya başlar. Ne diyeceğini bilemeyen Emre, çaresiz yalan söyler!.. Emre’nin yalanını hisseden Cemre, inanılmaz gergindir. Gerçeği bilen kızlar, Cemre’ye destek olmaya çalışsalar da, Cemre günlerdir yaşadığı gerginlik sonrasında daha fazla dayanamaz ve patlar!Kızlarla ilgili haber gazetede yayınlandıktan sonra, okuldaki arkadaşları, kızları tebrik eder. Kızların ilişkileri yeniden karışmaya başlamış olsa da, kariyerlerinde emin adımlarla ilerlemektedirler! Üstelik yeni bir müzikal teklifi daha almışlardır! Bu arada, kızlar ve çocuklar, reklam kampanyası için sözleşme imzalamaya, Sevgi’nin ajansına giderler ama Cemre beklenmedik bir tepki verir ve sözleşmeyi imzalamaz. Kızlar, herkesin içinde Cemre’nin yanında yer alsalar da, eve döndüklerinde Cemre’yi bencil davranmakla suçlarlar. Üst üste gelen olaylar, Cemre’ye ağır gelmiştir. Kızlarla tartıştıktan sonra evi terk eder. Geceyi yalnız başına geçiren Cemre, uzun süre ağladıktan sonra kızlardan başka gidecek kimsesi olmadığını anlar ve çaresiz eve döner ama sabah kapıda onu büyük bir sürpriz beklemektedir!

Hepsi Bir 26.Bölüm Özet: Atv 5.Bölüm

Broşu, Barış’ın çantasında bulan Eren’in kafası karışmıştır. Kızlar, Erol Hoca’yla konuşması gerektiğini söylese de, o önce Barış’la konuşmaya karar verir ama bunu yapmak Eren için oldukça zordur…
Bahadır Hoca’ya, klasik dans öğrencilerinin daha başarılı olduğunu kanıtlamaya kararlı olan Bayan Berbatov, eskiden tanıdığı, New York Gösteri ve Sahne Sanatları Akademisi’nin rektörünü arar ve tek kişilik bir burs ayarlar: Sene sonunda not ortalaması en yüksek olan öğrenci, bu bursu almaya hak kazanacaktır. Sınav haftasında haberi alan öğrenciler, derslere asılmaya başlarlar…
Emre’nin Sevgi’ye reklamda oynamayacaklarını söylemesini bekleyen Cemre, kendilerinin de reklamda oynayacağı öğrenmesi üzerine, iki ateş arasında kalır. Sevgi ise, Emre’ye hafta sonunu beraber geçirmeyi teklif eder. Kafası karışan Emre, daha sonra benzer bir teklifi Cemre’ye yapar. Fakat bu teklif, işleri daha da içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır!..
Teoman’a müzikal için teşekkür etmeye giden Gülçin, Teoman’ın ondan çok hoşlandığını itiraf etmesiyle, ne yapacağını şaşırır: Kendine bile itiraf edemediği duygularınının açığa çıkmasına, Teoman yardımcı olur!
Yasemin ve Cemre, klasik bale sınavında iyi bir performans sergilerken, reklam çekimleri de harika geçer. Kızlar ve çocuklar, çekimlerde müthiş bir iş çıkarırlar! Korkut’la ilişkisi yolunda giden Yasemin, Korkut’tan garipliklerine bir son vermesini ve artık normal davranmasını ister: Yasemin’i çok seven Korkut, onun için herşeyi yapmaya hazırdır…

Hepsi Bir 25. Bölüm Özeti

“Gerçekleşen her dileğin arkasında, umut ve cesaret vardır.”Cemre, Eren, Gülçin ve Yasemin, sahne performanslarıyla herkesi büyülemiştir. Müzikalin ardından düzenlenen partide gazetecilerin yakın ilgisiyle karşılaşan kızlar, bir yandan başarılarını kutlarken, diğer yandan ilişkilerini yoluna sokmaya çalışırlar. Eren, Barış’ı, Anuşka konusunda net bir şekilde uyarır! Cemre, Sevgi yüzünden Emre’ye çıkışır! Yasemin, Korkut’un uzun zaman sonra kendine gelmesinden dolayı çok mutludur… Mert ise, Gülçin’in sözleriyle, yeniden umutlanmaya başlar.

Bu arada, gizlice içeri girmeyi başaran Alev ve Berna, kızların zaferine gölge düşürecek planlar peşindedir! Gecenin sonunda Bahadır Hoca, kızların başarısını kutlamak için hazırladıkları sürprizi açıklar: Ertesi gün birlikte kampa gideceklerdir!

Pazar günü, kızlar, çocuklar ve hocalar, hep birlikte kampa gider. Tabii bu kampın iki davetsiz misafiri daha vardır: Alev ve Berna!..

Herşey yolunda giderken, Bayan Berbatov ve Bahadır Hoca arasında birdenbire başlayan çekişme, bir anda bir yarışa dönüşür ve olan kızlara olur: Hocalar, aralarındaki rekabetin acısını kızlardan çıkartır. Üstelik Bayan Berbatov, bu kadarla yetinmemeye kararlı gözükmektedir!..

Kampta hedef olarak Barış’ı seçen Alev’ler, gizlice Bayan Berbatov’un çok değerli olan broşunu çalıp, suçu Barış’ın üzerine atmaya karar verirler. Broşun kaybolduğu ortaya çıkınca, şüpheler gerçekten de Barış’ın üzerinde yoğunlaşır!..

Bu arada kampın tadını çıkartmaya çalışan Yasemin ve Korkut, bisikletlerle yarışırken kamptan uzaklaşır ve yollarını kaybederler! Yasemin ve Korkut’un kaybolması, diğerlerini alarma geçirir. İkili gruplar halinde Yasemin ve Korkut’u ararken, Anuşka’yla yalnız kalan Bahadır Hoca, Anuşka’nın Barış’a olan ilgisinin sebebini öğrenir!..

Eğlence ve macera dolu bir günün ardından, ertesi sabah Berbatov’un broşunun bulunmasıyla, keyifler kaçar!..

Hepsi Bir 24.Bölüm Özeti: “Mutluluk, sahip olduklarımızın kıymetini bilmektir.”

Anuşka’yı çocukların kucağında gören Cemre, Eren, Gülçin ve Yasemin, kıskançlık krizine girer. Kıskançlığın verdiği sinirle Anuşka’ya sert çıkışan kızlar, Anuşka’nın, Berbatov’un asistanı olduğunu öğrenince paniklerler.

Müzikal iyice yaklaşmıştır: Kızlar, müzikal hazırlıklarına hız verirken Gülçin’in sargılarının çıkması keyiflerini iyice yerine getirir. Çalışmalar tüm hızıyla sürerken, Alev ve Berna, müzikali mahvetmek için entrika peşindedir. Ancak Alev ve Berna arasındaki büyük rekabet, ikisinin de elini kolunu bağlamaktadır. İşin içinden çıkamayacaklarını anlayan ikili, çareyi ekibe yeni bir ‘balkabağı’ almakta bulurlar ve okulda bir ‘Kötü Kız Yarışması’ düzenlerler!..
Cemre ve Yasemin bale derslerine, Eren ve Gülçin ise modern dans derslerine devam ederken, kızlar arasında tatlı sert bir rekabet oluşur: Ne var ki bu rekabet bile, dostluklarına zarar veremeyecektir…Sevgi’nin Emre’ye olan ilgisi artmakta, Emre ise bu ilgiyi Cemre’den saklamaya çalışmaktadır. Anuşka ise, Barış’la yakından ilgilenmekte ve Eren kıskançlıktan çılgına dönmektedir. Çocuklar bu durum karşısında ne yapacaklarını bilemez! Nihayet müzikal günü gelir: Kızlar sahneye çıkmadan Korkut’un başına gelen bir kaza, aklını da başına getirir: Berk gitmiş, Korkut geri gelmiştir… Sonunda kızlar sahneye çıkar ve büyüleyici bir performans sergilerler.

1 Eylül 2007 Cumartesi

Hepsi Bir 19.Bölüm Özeti:"Şov yeni başlıyor..."

Gülçin’in Mert’e attığı tokat, ikisini de derinden sarsar. Gülçin, bir yandan pişmanlık duysa da, diğer yandan Mert’i affedememektedir. Mert ise bu darbeyle yıkılır ve depresyona girer. Olayların etkisini atlatamayan Mert, çektiği uykusuzluğun çaresini uyku ilaçlarında arar. Ancak, bu ilaçlar Mert’i daha da dibe itmekten başka bir işe yaramaz. Sonunda çocuklar, Mert’in durumuna el koymaya karar verirler.

Yasemin, Alp’i ziyarete gider ve büyük bir sürprizle karşılaşır. Alp, Yasemin’den bir süreliğine kızına bakmasını ister. Alp’in gerçekten ihtiyacı olmasa, asla böyle bir şey istemeyeceğini bilen Yasemin, yardım etmeyi kabul eder.

Bu arada, Zeynep’in defterini okuyan Eren’in, Barış’a karşı gerçek hisleri ortaya çıkar. Tam Barış’la konuşacakken, Teo çıkagelir! Cemre ise Gülçin’le evde kalmıştır. Sakin başlayan gün, Teoman kızlardayken Mert’in gelmesi üzerine, müthiş bir kovalamacaya dönüşür!

Bu arada, Bahadır Hoca, Gülçin’e destek olmak için, sürpriz bir parti düzenler. Erol Hoca da, Gülçin’i ve kızları çok sevindirecek iki güzel sürpriz hazırlamıştır: Bir müzikal ve sürpriz bir misafir!…

Herkesi buluşturan parti, gerginlikleri, komiklikleri ve duygusal anları da beraberinde getirir: Emre ve Cemre, uzun bir mücadeleden sonra inatlaşmayı bir kenara bırakır. Cemre, Murat’a, hayatından çıkıp gitmesini, söyler. Yasemin, Korkut’la konuşmak istese de, bir türlü fırsat bulamaz. Teoman’la Eren arasındaki yakınlaşmadan rahatsız olan Barış, Teoman’la konuşmaya karar verir. Partinin büyük sürprizlerinden biri de, Teoman’ın gizemli konuğudur!

Kızlar için umut ve neşe dolu yeni bir dönem başlamıştır: Gülçin, başta kızlar olmak üzere, hocaların, çocukların ve sürpriz misafirinin de desteğiyle kendini toparlar! Önlerinde hazırlanmaları gereken bir müzikal vardır ve kızlar en büyük yardımı, Bahadır Hoca’dan alacaktır!

Hepsi Bir 18.Bölüm Özeti

Alp’i karşısında gören Yasemin bayılınca, Korkut ve Alp, Yasemin’i acil olarak hastaneye kaldırır. Cemre, Murat’la başbaşa konuşurken, birden Emre’yi karşısında bulur. Gülçin ise, Mert’le duygusal bir konuşma yaparken, Yasemin’in bayıldığı haberini alır ve birlikte, hastanenin yolunu tutarlar. Eren ise her şeyden habersiz, Teoman’la resim çalışmalarına başlamıştır.

Yasemin’in hastaneye kaldırılmasıyla, herkes panikler. Bu panik, beklenmedik ikinci bir şoka sebep olur. Mert ve Gülçin, hastaneye yetişmeye çalışırken trafik kazası geçirir. Bu arada, Eren’i bulmak üzere eve koşan Barış, Eren ve Teoman’ı baş başa eğlenirken yakalar.

Geçirdikleri kazayı Mert hafif sıyrıklarla atlatırken, Gülçin’in ayak bileği, ciddi bir şekilde incinmiştir. Gülçin, uzun bir süre dans edemeyecektir. Gülçin bu haberle yıkılırken, kızlar, onun moralini düzeltmek için ellerinden geleni yaparlar. Mert ise, kazadan dolayı kendini suçlamaktadır.

Yasemin hastanede bilinçsiz bir şekilde yatarken Korkut, Yasemin’den tesadüfen duyduğu şaşırtıcı sözlerle şok olur. Yasemin ise, gizemli bir şekilde ortaya çıkıp, sonra yeniden kaybolan Alp’in ne istediğini merak etmektedir!..

Bu arada Alev ve Esra, her şeyi daha da karıştırmak üzere gizlice hastaneye sızar. Ancak yaptıkları hain planlar, hastaneyi birbirine katmaktan başka bir işe yaramaz.

Hastanede Gülçin’le kalan Cemre, Teoman’la Gülçin, arasındaki yakınlaşmayı öğrenir. Aynı gece Eren de, Yasemin’e, Teoman’la yaşadıklarını anlatır. Ancak Teoman’ın evine girip çıkan gizemli kız, olayları daha da karıştıracaktır.

Hastaneden çıkan Gülçin, kendini zorlayarak dans etmeye çalışır. Sakat bacağını fazla zorlayınca, yere yıkılır. Umudunu kaybetmek üzere olan Gülçin, son derece üzgündür. Uzun süren bir iç mücadeleden sonra Mert, cesaretini toplayıp Gülçin’in karşısına çıkmaya karar verir ama zamanlaması oldukça kötüdür. Gülçin, Mert’e ailesini kaybettiği günden beri yaşadığı en büyük darbeyi vurur. Bu zorlu dönemde, Cemre, Eren, Gülçin ve Yasemin, güçlü arkadaşlıkları sayesinde, birbirlerine ve hayata tutunmayı başaracaktır.

29 Temmuz 2007 Pazar

Hepsi Bir 5.Bölüm Özeti

Aniden rahatsızlanan Cemre, hastaneye kaldırılır. Eren, Gülçin ve Yasemin, Cemre'nin rahatsızlığından dolayı panikler, ancak kızların Yasemin'in yaptığı kazayla yörüngeden çıkan hayatları, karşılaşacakları büyük sürprizle birlikte, yeniden yörüngesine girmeye başlar.

Emre, Banu Hoca'ya, Cemre'yle ilgili akıl danışır ve ondan aldığı tavsiye üzerine, Cemre'yle birlikte vakit geçirebilmek için bir restoranda rezervasyon yaptırır. Barış ise, fırsatçılığını konuşturarak bu rezervasyonu kendi lehine değiştirmeyi başarır. Eren ise, herşeyden habersiz, kalbini Barış'a kaptırmak üzeredir.

Korkut ise, bir yandan üzerine yapışan karizmayla baş etmeye çalışırken, diğer yandan Yasemin'i çileden çıkarmaya devam eder.

Alev ve ekibi, yarışmaya güçlü bir şarkıyla katılmaya karar verir ama, kendi yöntemleri yüzünden başları derde girince, Alev çareyi, Banu Hoca'ya danışmakta bulur.

Gülçin'in eski sevgilisi Korhan'la konuşması, Mert'i kıskançlık krizine sokar. Korhan yüzünden, Mert ve Gülçin arasında soğuk rüzgarlar esmeye başlar.

Barış ve Emre'nin girdiği iddiayı öğrenen Alev, yine yapacağını yapar: Gerçeği öğrenen Eren ve Cemre, büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar.

Hepsi Bir 6.Bölüm Özeti

Zeynep'in ortadan kaybolması konusunda kendilerini suçlu hisseden ve Mert için endişelenen kızlar, kendi dertlerini unutup, Zeynep'in derdine düşerler. Zeynep ise, Mert'e sürpriz yapma peşindedir.

Bir kez dolandırılmak Alev'in aklını başına getirmemiştir. Kızlara karşı çaresiz durumda olan Alev, tekrar doğa üstü güçlere başvurmaya kalkar. Tesadüfler sonucu Alev, bir kez daha Kurnaz Safiye'nin yaptığı ritüellerin işe yaradığını sanar ama gerçek bambaşkadır.

Kızlar, bir yandan yarışmaya hazırlanırken, diğer yandan, Gülçin'in kısılan sesine çözüm bulmaya çalışırlar.

İddianın ortaya çıkması, Emre'yi büyük bir üzüntüye uğratır. Cemre'ye karşı gerçekten bir şeyler hisseden Emre, Cemre'yi geri kazanmak ister, ancak bu hiç de kolay görünmemektedir.

Barış ise, iddiayı kazandığı için çok memnundur ve Alev'le aralarında tehlikeli bir yakınlaşma başlar. Bu yakınlaşma, zaten karışık olan olayların daha da karışmasına sebep olur.

Korkut, her zamanki acayip numaralarına bir yenisini ekler. Yeni keşfettiği gizli yeteneğiyle herkesi şaşırtır.

Alev, Çağdaş'tan beste alabilmek için, Gülçin'le çıkmalarını sağlayacağı sözünü verir. Tabii, önce Mert'den kurtulması gerekmektedir. Alev, Esra'yı Mert'i tavlamakla görevlendirir.

Kızlar yaşadıkları hayal kırıklıkları yüzünden, erkeklere olan güvenlerini iyice kaybeder ama aşk, ne mantık, ne de kural tanır: Aşk varsa; umut da vardır.

Hepsi Bir 4.Bölüm Özeti

Cemre, Eren, Gülçin ve Yasemin, okulda büyük ödüllü bir yarışma düzenleneceğini öğrenince büyük bir çelişki içinde kalırlar: Yarışma onlar için çok büyük bir fırsattır, ancak katılırlarsa Murat Boz konserine çıkıp okul kurallarına uymadıkları ortaya çıkacak ve başlarına büyük bir bela açacaktır.

Cemre, Emre'yle yakınlaştıkça kafası karışmakta, Emre ise girdiği iddiadan dolayı kendini büyük bir çıkmazın içinde hissetmektedir. Cemre, her ne kadar Emre'nin iyi biri olduğunu düşünse de, Emre'ye bir türlü güvenememektedir.


Barış, iddiayı kazanabilmek için, Bahadır Hoca'dan tango dersleri alır. Eren ise, herşeyden habersiz, Barış'ın bütün sınıf önünde yaptığı süprizden oldukça etkilenir: İlk defa bir erkek, kalbinin derinliklerine ulaşmayı başarmıştır.

Korkut, Yasemin'in kalbini kazanabilmek için, organik şekerden yardım alır ama kişiliğinden ödün vermemeye de kararlıdır.

Alev ise, kızlarla baş edebilmek için yeni planlar yapmaktadır: Okulun iyi dansçılarından Esra'yı ekibine katar ve Esra'dan aldığı bir fikirle, kızların önünü kesmek için çareyi, doğa üstü güçlerde arar!

Bu arada Gülçin, sokakta bulduğu, adını ve nerden geldiğini hatırlamayan yaşlı bir kadını eve getirir ve kızlar, teyzeyi ailesine kavuşturmaya çalışırlar. Karşılık beklemeden yaptıkları bu iyilik, büyük bir sürprizle sonuçlanır.

Hepsi Bir 1.Bölüm Özeti

Aynı evde yasayan Cemre, Yasemin, Eren ve Gülçin, okudukları gösteri sanatları akademisini bitirmeye çalısırken, baslarına gelen trajikomik bir olay yüzünden, altına girdikleri yüklü miktardaki borcu ödemek zorunda kalınca, kendilerini bir anda sahne dünyasının parıltılı ısıkları altında bulurlar. Ancak bu durum, okuldan atılma riskini de beraberinde getirir. Genç yaslarında, bir yandan söhret olmanın agır yükünü tasımaya
çalısırken, diger yandan gerçegi Akademinin Müdürü Erol Hoca'dan saklamak için ugrasırlar. Çıktıkları yolda en büyük yardımı, San hocası Banu, dans hocası Mustafa ve barlarda sarkı söyledigi için akademiden atılan ama yetenekli bir müzisyen olan Mert'den alırlar. Mert, akademide okuyan Tolga'yla birlikte kızların alt katında yasamaktadır. Kızların söyleyecegi sarkıları yazan ve besteleyen Mert, aynı zamanda kızların konser baglantılarını da yapar. Zaman içinde Gülçin, hem Mert'in ilham kaynagı, hem de sevgilisi olacaktır. Cemre ise okulun zengin çocuklarından Emre ile çıkarken, Eren, okulun kendini begenmis, agzı iyi laf yapan tek ögrencisi Barıs'la birlikte olur. Taa ki, Barıs ve Emre'nin onları tavlamak için iddiayı girdigini ögrenene kadar. Bu süre içinde Cemre'ye asık olan Emre, degismeye ve iyi biri olmaya baslarken, Barıs teselliyi Emre'nin eski sevgilisi Alev'in kollarında bulur. Alev kızların can düsmanıdır. Yine kendisi gibi kızlardan nefret eden Arzu'yla, kızları kötü duruma düsürmek için elinden geleni yapar. Yasemin ise diger kızlar kadar sanslı degildir. Her nedense, okulun "inek" çocugu Korkut, Yasemin'e asıktır. Yalnızlıktan nefret etse de Yasemin, erkeklere bir türlü güvenememektedir. Cemre, Yasemin, Eren ve Gülçin, bütün bu mücadele içinde, askı, hayal kırıklıklarını, nefreti, sevgiyi ve hüznü tadarken, bir yandan da inanılmaz eglenirler.